KISA ŞİİR YAZILARI (KISA DENEMELER)  

KISA ŞİİR YAZILARI (KISA DENEMELER)  

KISA ŞİİR YAZILARI (KISA DENEMELER)   ŞİİR YAZILARI Konu şiirse şiirin yanındaki de bizim şairse, şiir denemeleri yazmamak olmaz. Şiir yazısı görüp de okumadan da geçilmez; ayıptır. Şiiri iyi tanımlarız, abartırız, büyütürüz; bununla kalmayıp okuru suçlarız, şiirdaşları alıp satarız. Sisteme, anlayışa ve günün moda kavramlarına yaslanıp akıntıya kaptırıveririz yazılarımızı.   “İlk dize tanrı vergisidir”, “Şiir yazmak sözcükleri…

Vedat Günyol

ELEŞTİREL DENEMENİN HÜMANİST USTASI VEDAT GÜNYOL

ELEŞTİREL DENEMENİN HÜMANİST USTASI VEDAT GÜNYOL Hülya Soyşekerci   Vedat Günyol, eleştiri geleneğimiz içinde oldukça farklı bir yerde duran;  edebiyat eleştirisini denemeyle kaynaştıran hümanist bir düşünce ve yazın insanıdır. Onun, yazar, eser ve edebi akımları odağa alan ve bütün bunları toplumsal bir perspektiften işleyen eleştiri yazılarında tam anlamıyla deneme tadı vardır. Bu yazılar, felsefi derinliklere ulaşarak,…

Modern Zamanların Savaş Çocuklarına Dair İmgesel Bir Eser: Düşkıran Sarkacı

Modern Zamanların Savaş Çocuklarına Dair İmgesel Bir Eser: Düşkıran Sarkacı

Modern Zamanların Savaş Çocuklarına Dair İmgesel Bir Eser: Düşkıran Sarkacı Hatice Eğilmez Kaya Düşkıran Sarkacı’nın adından da anlaşılacağı üzere imge yoğunluğu oldukça yüksek. İnsan, düş kurabilen ve aynı zamanda da düş kırabilen bir varlık. Bizler böylesi imgesel bir sarkacın kah bir ucunda kah diğer ucunda düş kurmak ve düş kırmak arasında hiç durmadan gider geliriz.…

Veysel Çolak'la Söyleşi

Veysel Çolak’la Söyleşi

Veysel Çolak’la Söyleşi Hatice Eğilmez Kaya / Kamil Akdoğan Veysel Çolak: Ben hayatın kimsesiyim. Bu aidiyetin şiirlerini yazdım! Sevgili Veysel Çolak öncelikle bu röportaj için çok teşekkür ederiz size. Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’nde özel bir yeriniz olduğunu, umuyoruz ki siz de tahmin ediyorsunuz. Nitekim dergimiz hakkında bir sosyal medya ortamında bütün arkadaşlarımızıumutlandıran çok…

Aşağısı Tiflis, Erdal Noyan

Aşağısı Tiflis, Erdal Noyan

Aşağısı Tiflis, Erdal Noyan Gürcistan’a varmak için önce İstanbul’a gitmek gerekti. Ankara’dan İstanbul’a, oradan Tiflis’e uçmak biraz uçrak geliyor. Anadolu’nun neredeyse yarısını geri gitmek zaman yitiği ve fazladan yorgunluk. Yapacak bir şey yok, Başkent’ten Acun’un her yerine uçak kalkmıyor. Neyse ki Marmara Denizi’ne, adalara, İstanbul Boğazı’na, çekmecelere aynı gün içinde iki kez havadan bakmak olumsuz yaklaşımımı…

Pavese Ölürken Yanındaydım / Emine Gündüz Menteş

Pavese Ölürken Yanındaydım / Emine Gündüz Menteş

Pavese Ölürken Yanındaydım / Emine Gündüz Menteş Tek bildiğim yorgun olduğum. Üstelik sen de yorgunsun, biliyorum.  Paylaşınca azalacak, dermanı olan bir yorgunluk değil bizimki. Çarkın amansız döngüsünde hep aynı noktada bizi döndürerek bir santim ilerlememize bile izin vermeyen, boğucu, yanıcı, yakıcı bir yorgunluk bu. Kendimi yine iki uzun çizginin tam ortasında çift tarafı ölümlü bir…

Yakarım da Kimseye Yâr Etmem /   Fatma Türkdoğan   

Yakarım da Kimseye Yâr Etmem /   Fatma Türkdoğan                                                                            Akşamın alacasında Haver’in evinden gelen sesler birden yükseldi. Eyvah, dedim bu deli oğlan gene bir iş açacak kadının başına. Kapılar hızlıca açılıp kapandı, taş zemine fırlatılan tencere tava sesleri, kırılan porselen tabakların şıngırtıları çoğalınca perdeyi araladım,  başımı camdan çıkarıp o tarafa doğru baktığım an elindeki bidonla…

Zühal yıldızı

Zühal Yıldızı

Zühal Yıldızı “Hoş geldin” dedi çocuk, “geçmiş olsun”.  “Hoş bulduk” dedi adam, “nerelisin?” Memleketini söyledi çocuk, aynı ilçedenlerdi “ben de oralıyım” dedi adam, “kimsin, kimlerdensin?” Kim olduğunu söyledi çocuk, kimlerden olduğunu. O zaman elindeki eşyaları bırakıp, dikkatle baktı çocuğa adam, bir Zühal yıldızı parladı kafasında, yıllardır göklerde dolanan ve yıllar öncesine ait bir Zühal yıldızı……

BEN YAŞAMIYOR GİBİ YAŞIYORUM

BEN YAŞAMIYOR GİBİ YAŞIYORUM

BEN YAŞAMIYOR GİBİ YAŞIYORUM Senden çok uzaklarda yaşıyorum. Iramışım kendimi, kendimden bile. Bütün hayretlerim bir sineğin vızıltısına odaklanıyor. Hayat darmadığın, bir türlü çözemediğim en zor matematik sorularından ötede. Hesaplaşma vakti ne zaman gelecek? Yüreğimdeki şişlik ne zaman sinecek? Ben ne zaman sineceğim? Güneşi görmeyen irimler arasında yürüyorum. Kendi bağlarımda yolumun tozlarına bulanarak yürüyorum. Ben bu…