Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri

Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri

Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri gönüllü anlaşmadır evler, insan ve taş arasında nice yaşam, nice ölümler taşır kim terk ederse unutarak sözünü geri döndüğünde kaskatı bir tortuyla karşılaşır yalnızlığı sevmez bizim gibi onlar da hep bir ışık gözler sokak lambalarından bir göz odası yansın ister komşu binaların uyuyakalıp kabuslar görmekten korktuğundan ama en çok yangından…

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler evvel zaman içinde, bir oğul adıydı temmuz. serin dağ yollarında esen… bütün patikalar doruklarda dinlenirlerdi kocaman gölgeli çınar ağaçları söylerlerdi türküsünü güllerin… sarı sıcak akşamüstüler kalmak ve gitmek arasında mekik dokuyan sarışın gülüşleri ile yaprakları solgun gün ışığı karanfiller… hep bir ağızdan anlatırlardı öykülerini yumuşacık elleri olan iyimser ve…

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım turnalar öptüğünde panayırları kırlangıçlar ebabiller yuva yaptığında uzağa ak sakallı sözcükler yürüsün sabaha karşı kaplıca suları dolaşsın damarlarınızda karlar eridiğinde kerteriz olacak bize kızıl kırlangıçların yuva yaptığı bir o yana bir bu yana çuha çiçeği sen bize tuz ve kedisin büyük evin mimarı kuru mevsim geldi çattı güneş…

Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı

Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı

Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı Günün birinde Belki elli yıl sonra Torununun saçlarını okşuyorsun Sonbaharın saçağında Gençlik yıllarında Sana aşık olan Şairin şiirlerini düşünüyorsun. Hayatta olsaydı Hala Beyaz saçlarını Kışın ilk karına benzetirdi Ve gözlerinin kenarındaki kırışıklıklarda Eski yazıtlara kazılan kutsal harfleri bulurdu! Günün birinde Belki elli yıl sonra Eski şarkıları çalan bir radyo programında…

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk gramı eksik bir aşkla yaşıyorum nasırlı hayatın duygusal yüreğinde imkânsızın dizi dibinde fırsat kollarken gel diyebilsem sabaha hazırlanan ömre mevsimsiz yol tenhalığına takılıp kalmadan kınında delikanlı bir bahar esintisi köstekli saatin gamsız yürek atışında yokluğuna adadığım her neyse – kıymetli kurumuş nergisin utangaç suskunluğunda yalancı bahar sevdasına kanma yürek kanatlarımın uçarı…

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol belki bir çoban geçer ya da korsan bir karga başında yalnız dolanır kokusu dikenlerin ağacın bekleyişi bir küçük konukluğa şapkası bozulmaz hiç bu yolda çiçeklerin nereye gider bu yol, hangi dağın suyuna kimlerin gölgesini taşımıştır kim bilir geçmişin gülü mü sakladığı dikenini midir yoksa sönmez hatıraların onulmaz meşalesi akıl sır…

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm susuyor zaman eski radyoda solo bir acıyı dillendiriyor hanende… kim ekiyor bunca kederin tohumunu sözcüklere bilmiyor dinleyenler.. ben sana kızıl bir deniz düşlüyorum dalgaları yalım yalım yanan sen ırarken ellerimden eflatun bir ölüm sarıyor bedenimi. siyah beyaz bir fotograf gri bakışlardan kalmış ıslak izler mavi bir gökyüzü telli pullu bir…

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz   yastığa uykunu koydun kapadın geceyi ellerinle sonrası mı sessizlik hatırası g ü z geride kalan bir kadın ve bir rüzgâr baş başa vermiş karanfil gölgesini heceliyor uyan, dur dinle, sen yaz alınyazımı; silgi arasın işte tanrı– güz kapıda, açma ama kapını… koşumsuz ve kanatlı kızıl bir at…

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi Mangalda kül olan aklım İçimi çıra sanıp yaktın Bana yeni bir kalp gerek artık Eskisinden bıktım Rehavete kapıldım, acemilikler yaptım Belki mahşere tıkılı bir yalnızlıktım Ne yazık şansıma küstü şansım Ah, deprem değilim ama yıkıyorum sevdiklerimi Ve bilmiyorum yıkım sebebini Dünya böyle üstüme düştükçe Topak topak toz birikmiş elimde Serildiğim masada…