BOZKIR İNİLTİSİ

BOZKIR İNİLTİSİ Bozkırda yılkı atın heyecanı eşlik eder Uzaklara dalan gözlerle yolcunun bakışlarına Bozkır, gecenin seyrini ufaltan umuttur Umut ki yolcunun ömründe ritimsiz serencam. – Dolgun başaklar savrulur bozkırda Emeğin terle akışıdır harmanlara Asfalt yolların sıcak buğusunu taşır Bir acı düşer yabancının kanına Kanatır bileklerini heba edilmiş ömrüne. – Sabrın gölgesinde soluklanır bozkır Direnmenin ortasında…

YAŞAR GİBİ

YAŞAR GİBİ salınır tahtırevallide varoluş bir uçta kosmos bir uçta kaos kapışırlar kaprisli sevgililer gibi insan arada yakar top tanımlar yaşamı savrulduğunca sarmaşır böylece gerçek masal meraklısı da değildir günlük koşturma ömürlü filozof kesilmeye anlama sokağı kadardır evren bir uçta yok bir uçta oluş hikayeler her şeyi iş ev arası küfür anadilidir donuksu akışta kuşatıcılığında…

Fotoğraf: Ali Hikmet Varlık

İTHAKA’YA YOLCULUK

İTHAKA’YA YOLCULUK                              Ulrike Meinhof’a I… toplanmış gelmişiz suyun başına güz ikindisinde,karanfiller içinde siyah gölgeler inmiş yankımızdan akan suya,gövdemizi içen obüsler yanı başımızda uğuldayıp bilenen kasırgalar, patlayacak göğün zırhı II… mutlaka hayatta kalmalıyız Ulrike cellattan önce,mermiden de çılgın Cenevizli bir korsanın taarruzunda daha ölmeden,kalbimizi sökmeden denizi adımlayan çocuklarla paslı kan gölünden İthaka’ya yolcuyuz III… çemberimizden…

Resim: Gülay Ogansoy

Nokta

Nokta Korkmuyorum hiç. Korkarsam kanatlanamaz Sonsuzluğa, Rengârenk kelebekler tuvalimden. Kozasını yırtan şekilsiz bir tırtılın Çabası kelebek olmak için, Bir günlüğüne de olsa yaşamak O sayısız renk içinde. Biliyorum, İyileştirir sanat yaralarımı. Çizerken tırtılı kozasında, Bir gün kelebeğe dönüşeceğini. İçindeki coşkusuyla birliğin, Uçacağını özgürlüğe. Ölene kadar umutla Hiç durmayacağını. Sonsuz noktadan oluşan tırtılın Kelebeğin içinde erimesinden,…

Resim: Süleyman Öçal

sanrı

sanrı   atların çılgın koşuları bittiğinde toz ve toprağın arasından belirir bir ömrün hatıraları   ağladım doğar doğmaz biten balık hayatım için içinde çabaladığım deniz bir kova sudan ibaret   kitabın sayfaları gibi deniz kabukları dökülürken cebimden öğreniyorum yaşadığımı   bir tatlı nefesin içini dolduran hayat bunca yorgunluk gerisi bunca mülk   dokumaların örgüsünü çözecek…

Bitti

Bitti   çocuk arkanda yaralı kaldık bir noktada gözleri sarkaç su ve sarnıç susuz kaldık bir oldu bittidir savruk hayat havası alınmış reklam bir ihtimal babil kulesi bu değil maskeli cadde biraz girdap biraz heyecan   susuz bir can saksılar kuru balkonda yapma çiçek takvim yetmiyor yok saydıklarım ara formül kirli dünya her zaman aldatıcı…

Alirıza Ruşen Şiirleri

Alirıza Ruşen Şiirleri Farsça’dan Türkçe’ye çeviren: Nasrin Zabeti Miandoab Ama Acı Benim şiirlerimde Ay Yol Ve dağ Deniz olabilir. Ama acı Hâlâ Olduğu gibidir.   Boşluk Elektrik kesilmiş Kibrik çakıyorum ve mumu yakıyorum Koltuk ve sandalye var Masa ve duvar ve diğer şeyler de Senden ama sadece bir boşluk kalmış Kaşığın üzerindeki elinin boşluğu Ayakkabıdaki…

acı süt

acı süt   ne acıdır bilir misiniz o çok şirin sandığınız  çocukluk sağın çokluk, solun yokluk   yok yok yanıldınız beyler kim hiç  bilmediği bir yere yana yakıla gelmek ister?   yanında yörendeki devler geri almayı bekler yıllarca kaynattıkları aşı oysa senin bir kuru don ve bir lokmanın tokluğunadır gözünün yaşı   kimin yüzüne  gülsen…

eskiden

eskiden   zaman güveli hücrelerini ayıklar sedef kakmalı gömleğin içinde mahzen serseri sarhoşluğun küfründe tozlanan ne varsa şarap aromalı damakta merak bu ya, eller tekinsiz gezinir düş bağırda ah eskidendi böbürlenen sevdaların inceliği   örselenen suyun sesi sancılı kıvranır uzun susar / karlı, buzlu  sevda  ırmağında kimine kuru yüz / kimine eski bir tutku akıp…

Resim: Dilek Ayrıbaş

zaman’la

zaman’la zaman durur, biraz öteden bakar sadece kalemin ucundaki çizgiden bulutların gölgesinden.. savrulmuş yalın dizelerden seslenir usul usul zihnimizde bekler durur bir duru dinginliği.. Aslı Özer Baki Resim: Dilek Ayrıbaş