İki Artı Bir Kedimiz

İki Artı Bir Kedimiz Küçük küçük telaşlar başladı evde Raflarda turşular, reçeller Balkonda yan yana dizilmiş biberler Salça, tarhana, erişte Kış kapıya dayandı işte Evimiz iki artı bir Herkes için bir oda Kedi Mia Artı iki kişi biziz Kişi sayısına göre Galiba birazcık küçük evimiz. Yoğun bir hazırlığa girişilir Bir köşede ilmek ilmek kazak örülür…

Suzan Pektaş

ORDA DURUYOR KALBİM!

ORDA DURUYOR KALBİM!   İnsan denilen kuyu, çaresiz düşersiniz bir kez daha düşersiniz atılan ip çürük olunca sonra bir kez daha kararır yüzünüzdeki güneş mavi çıkamazsınız birinin denizine girseniz.   Aslında aynaya bakan dünyayı görür kimi soysanız çırılçıplak bir acı çıkar içinden aşk kirletilmiş, patlatılmış akıldaki dinamit herkes sırtını dönmüş bir başkasına herkesin elinde öfke…

Güneşimiz Havamız Suyumuz

Güneşimiz, Havamız, Suyumuz Özümüzü Çalıyorlar Hey

Güneşimiz, Havamız, Suyumuz Özümüzü Çalıyorlar Hey var başlangıcı evrenin var ille de göğün güneşin senin benim sevinin karanlık mı önceydi gözlerinin rengi mi sevdalanmadan önce miydi neyin nesi zamanı soruyorsun senden eski mi ki dert etme yaşa dolu dizgin kendince ister söyle ister ağzını kitle kime ne vardı yaşamın bir başlangıcı ille de günün dünü…

Arkadaşlık Şiiri, Rahmi Emeç

ARKADAŞLIK ŞİİRİ

ARKADAŞLIK ŞİİRİ                                               -Necmi Selamet için-   Yoksul gençlerdik sohbeti ısıtan çayın buğusunda Birbirimizi ateşten çekip almanın ustası Küçükten büyümenin bedeliydik savrulup gitmekle.   İçimizde hep kendini döven haşarı bir sıkıntı Ve kelimeleri tartarak onardığımız o şehir Günün sonunda ev içlerine bırakırdı bizi.   Teksir kâğıtlarında kayda geçen düş kırıklarımız Kötü adamların şenliğinde sorguya…

Resim: Necla Yıldız

Virgülle Kavga

Virgülle Kavga   Ülkü Tamer’e   Bir güzkuşu gibi kaldım acımla eğlenerek Alnını soğuk otlara tutan yürek Şimdi sana hangi kuşağaçları uçar Serin korularında dolaşan panter Yalnızlığa kaç gol daha atar   Yara bu şurda demlensin O eski güvercinin kalbinde Yalnız biz utanırız kendimiz olamamaktan En uykulu yerinde anılar kitabının Yanardağın üstünde uyanırız Ayık kalır…

Resim: Necla Yıldız

Bendeki Kokusundan Bulurum Annemi

Bendeki Kokusundan Bulurum Annemi [Anneme ve bütün annelere, annesiz çocuklar için]   oturdum karşı iskelesine mor akşamlı kıyısında içimin cigara çekti canım hazır mülk edinmişken zamanı yoldan geçen birisi eğilip kulağıma adem’in sol kaburgasından olduğumu söyledi inanmayıp sordum anneme yalan söylemezdi çünkü anneler “leylek getirip bacadan bıraktı ya god kafalım seni” baktım koynundaymışım annemsizliğimin taksiye…

Fotoğraf: Mehmet İzdeş, Karagöl

iklimya / H. İhsan Sönmez

iklimya / H. İhsan Sönmez   Bir gün  gelecek  o çağın sevgiye çağrılısı diyarı amazon kadını ruhumdaki alemin büyük sırrısın güzel  iklimya!   tanrının şarkılar söylediği belen beni doğuran yeryüzünün yolcusu öğrendim toprağa düşünce annemin ilkbahar olduğunu.   çarkıfelek çiçekleri büyüttü beni ifigenyalardan öğrendim gülün yüreğine bir küçük dokunuşu izledim suyu ateş dikeni gölgesinde bebek…

Gecenin Sarmaşığı

GECENİN SARMAŞIĞI

GECENİN SARMAŞIĞI   akşamlar kadar geniş değil soluğum sokakları pürtelaş sararken gecenin sarmaşığı bildiğim tek şarkıyla adımlıyorum kendimi   ipi üç cadde boyu uzakta çıngırağın gidip dokunsam bin bir iltifat şefkatli yüzünü buruşturarak karşılarlar beni   içimde birbirini tanımayan iki yabancı biri hazırdır sırnaşmaya diğerine güvenmem yılgınlıkla gençliğin ateşi nasıl bir olur   öfkesine yenilmiş…

Beni Ateşle Sınama

BENİ ATEŞLE SINAMA

BENİ ATEŞLE SINAMA   ey şiir, beni ateşle sınama ben derin aşklardan çıkıp gelmişim   dağ taş, görkemli himalaya bir çığlığa sıkıştırılmış sevincim ben   dilimde kızılca kıyamet bir kadın eğleşir gönlümde derin bir züley’ah   dedim: dağılacaksın oralardan buralara saçların siyahi ve reyhan   geçip gidiyorsun, ateşim kime kalacak sen hâlâ ağustosta zemherisin  …

Ahmet Menteş

KORKUDAN SONRA DOĞAN GÜNEŞ

KORKUDAN SONRA DOĞAN GÜNEŞ ahmet menteş   konukları bekliyor esmerleşen günün tavan arasında   ağla hâline kaygının gök anası serabını yitir suya erişmek için çağrılmadın şölene   gece ve su birinde korkunç sarı sirenler pusuda diğerinde çağır tüm gücünle kartalı çağır güzel sesliyi   döngü çiledir suçsuz gölgeler ülkesinde sis altındadır kumaş ve ten nal…