2020 Şiir Yıllığı, Kaan Eminoğlu

2020 Şiir Yıllığı, Kaan Eminoğlu

2020 Şiir Yıllığı, Kaan Eminoğlu Kaan Eminoğlu tarafından hazırlanan “2020 Şiir Yıllığı”nda Çayyolu Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi hakkında şunlar yazılmış: “Yerel bir dergi ismi gibi görünüp ulusal bir yayın olan ikinci bir dergi Çayyolu edebiyat dünyasına merhaba dedi. (Yerel isme sahip ulusal yayın yapan ilk dergi Abdülkadir Budak’ın Sincan İstasyonu dergisi) Çok kuvvetli bir…

Bir şair, Bir Şiir ve Sözcüklere Yansıyanlar

  BİR ŞAİR, BİR ŞİİR VE SÖZCÜKLERE YANSIYANLAR *Sabahattin Yalkın’la bir dem. İsmail ZORBA   Şair, ismi bir anımsatma ile bellendi dudaklarımda. İsminin peşinden koşarken dizelerine yetişemedim. Şehrin Orta Yeri Sanat! Ve dizelerinden önce bilge bir adamın siması belirir belleklerde. Yüzünde yıllara meydan okuyan,  yüzünün her zerresine sinen yaşanmışlıklar. Konuşmaya başladığında öyle yaşanılmaz böyle yaşanılır…

Şiire âşık bir isim Sabahattin Yalkın

Şiire âşık bir isim Sabahattin Yalkın (Arzu Günal)   Doğunun kraliçesi, sevgini, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün başkenti Hatay’ın yetiştirdiği çok değerli bir isim, edebiyatçı, şair Sabahattin Yalkın bu ay dergimizin onur konuğu oldu. Gerek şiirleri gerekse eserleriyle edebiyata önemli bir imza atan, nefes olan Sabahattin Yalkın’ı gelin hep birlikte biraz daha yakından tanıyalım.   11 Mart…

Antakya Resimleri

ANTAKYA   RESİMLERİ                                                – Çok dilli, çok dinli kent –     Ve derler ki Antakyalılar güneşi bekler her yağmur sonrası Ulu cami’nin dilencileri cenaze yıkayıcıları Köprübaşı hamalları ayakkabı boyacıları Yemenici Pazarı’nın besmelesi sesli yemenicileri güneşi bekler Cıfıt Çarşısı’nın Yahudi terzileri Sünni’si Alevi’si İsevi’si Musevi’si delisi zillisi Asi balıkçıları Lövşiye sebzecileri cümle işsizler   ah o Akdeniz gülüşlü…

Kavacığın Kumu

Kavacığın Kumu söğüt kavlağı bu düdük bazen yazına yaslanır bazen bahara bir üflesem soluğum sökülür gelir son deliği geçince yere damlar inci böğrümün yamaçları dik yalıyar her yanımız ağrısa bile sürünerek çıkarız dağların zirvesine şiirden geleni şiire yatırdım elim boş aslını sorarsan birbirini saran bir sürü dize ülkeler coğrafyasından inci diziyorum suskun kalan ağzımın içine…

“mecnun”

“mecnun” gel geçelim içinden günün güneşin ışıkları hepimiz için henüz bir adalet iken gel sen geçelim kendimizden çölde yürüyen adımları mecnunun her hepimiz için aslında yerinde saymak iken gel el tutalım ellerinden kendi kendinden geçkin biçarenin gel parselsiz yer tutalım gönlünden gece gibi leylanın   gel içelim deminden susuz bedevi sevdanın kilimlerin saçakları saçımız için…

KAYNAK YAPMAYIN SIRANIZA GEÇİN!

KAYNAK YAPMAYIN SIRANIZA GEÇİN! Ayfeti’yle Arnavutluk’a gideceğiz daha Babam nereye gitti diye soracağız orda Canımın içinden geçenlerle geçinemedim Çeyizi hayatıdır insanın onu götürür dedim Demiri pas ile anma demişti bana babam Ezilenlerden ezilme sesi çıkar da duyamam Fıtratımda Fahrüddîn olmak varmış benim Gjirokastër duy, fırtınalı kentim, taş kentim Halimi görsen şiir bile kurtaramaz dersin Islak…

en uzun gecede uykusuz / Şener Aksu

en uzun gecede uykusuz / Şener Aksu   körebe oynuyorum güneşle o yalnız ben yalnız ben sevdiklerimin arkasına saklanıyorum o sevmediklerinin ay ortada kalıyor öylece kararsız o an kuyruklu bir yıldız aşikar etmesin mi yerimi için için gülüyor güneş, ben herkes için nasıl eğlenceli nasıl eğlenceli gülmekten ağlarsınız   en uzun gecede düşlerim saçılıyor yerlere…

Fotoğraf: Yücel Uysal

Güz, Hakan Keysan

Güz Bir kuşu izliyorum Bir kuşun güzde bıraktığı izi Rüzgârın çizgisini Kafamızı karıştıran şeyleri Eskinin şarkılarını Aklıma bir sen düştün Aklım bir gecenin ortasına düş’tü Ben aklımı böyle ıssız görmedim Bir tekneye binip gitmedim şöyle Uzak yıldızların serinliği Bir Z harfinin kenarına oturdum Bir kuşun kanadını dinledim Denizin kafası karıştı Gülün aklı kızardı Ben aklıma…

Fotoğraf: Arzu Eke

Umudun Küçük Elleri

Umudun Küçük Elleri   Denizin başını yasladığı kumsalda Havaya yayılan fanilik seslerini dinledik Martı seslerinin ıslak ölüleri gökte gezerken Günün çıplak omuzlarıyla gitti güneş Damla düşüremedik sonsuzluktan Ben ah ama ben Kış ateşi toplayan umudun Küçük ellerine kalakalmış Selası peşin verilmiş yolların gezgini Sadakası borca yazdırılmış kasabaların Çekirgeden dervişi Çiçekli kırları yararak yüzen bir treni…