Antakya Resimleri

ANTAKYA   RESİMLERİ                                                – Çok dilli, çok dinli kent –     Ve derler ki Antakyalılar güneşi bekler her yağmur sonrası Ulu cami’nin dilencileri cenaze yıkayıcıları Köprübaşı hamalları ayakkabı boyacıları Yemenici Pazarı’nın besmelesi sesli yemenicileri güneşi bekler Cıfıt Çarşısı’nın Yahudi terzileri Sünni’si Alevi’si İsevi’si Musevi’si delisi zillisi Asi balıkçıları Lövşiye sebzecileri cümle işsizler   ah o Akdeniz gülüşlü…

Kavacığın Kumu

Kavacığın Kumu söğüt kavlağı bu düdük bazen yazına yaslanır bazen bahara bir üflesem soluğum sökülür gelir son deliği geçince yere damlar inci böğrümün yamaçları dik yalıyar her yanımız ağrısa bile sürünerek çıkarız dağların zirvesine şiirden geleni şiire yatırdım elim boş aslını sorarsan birbirini saran bir sürü dize ülkeler coğrafyasından inci diziyorum suskun kalan ağzımın içine…

“mecnun”

“mecnun” gel geçelim içinden günün güneşin ışıkları hepimiz için henüz bir adalet iken gel sen geçelim kendimizden çölde yürüyen adımları mecnunun her hepimiz için aslında yerinde saymak iken gel el tutalım ellerinden kendi kendinden geçkin biçarenin gel parselsiz yer tutalım gönlünden gece gibi leylanın   gel içelim deminden susuz bedevi sevdanın kilimlerin saçakları saçımız için…

KAYNAK YAPMAYIN SIRANIZA GEÇİN!

KAYNAK YAPMAYIN SIRANIZA GEÇİN! Ayfeti’yle Arnavutluk’a gideceğiz daha Babam nereye gitti diye soracağız orda Canımın içinden geçenlerle geçinemedim Çeyizi hayatıdır insanın onu götürür dedim Demiri pas ile anma demişti bana babam Ezilenlerden ezilme sesi çıkar da duyamam Fıtratımda Fahrüddîn olmak varmış benim Gjirokastër duy, fırtınalı kentim, taş kentim Halimi görsen şiir bile kurtaramaz dersin Islak…

en uzun gecede uykusuz / Şener Aksu

en uzun gecede uykusuz / Şener Aksu   körebe oynuyorum güneşle o yalnız ben yalnız ben sevdiklerimin arkasına saklanıyorum o sevmediklerinin ay ortada kalıyor öylece kararsız o an kuyruklu bir yıldız aşikar etmesin mi yerimi için için gülüyor güneş, ben herkes için nasıl eğlenceli nasıl eğlenceli gülmekten ağlarsınız   en uzun gecede düşlerim saçılıyor yerlere…

Fotoğraf: Yücel Uysal

Güz, Hakan Keysan

Güz Bir kuşu izliyorum Bir kuşun güzde bıraktığı izi Rüzgârın çizgisini Kafamızı karıştıran şeyleri Eskinin şarkılarını Aklıma bir sen düştün Aklım bir gecenin ortasına düş’tü Ben aklımı böyle ıssız görmedim Bir tekneye binip gitmedim şöyle Uzak yıldızların serinliği Bir Z harfinin kenarına oturdum Bir kuşun kanadını dinledim Denizin kafası karıştı Gülün aklı kızardı Ben aklıma…

Fotoğraf: Arzu Eke

Umudun Küçük Elleri

Umudun Küçük Elleri   Denizin başını yasladığı kumsalda Havaya yayılan fanilik seslerini dinledik Martı seslerinin ıslak ölüleri gökte gezerken Günün çıplak omuzlarıyla gitti güneş Damla düşüremedik sonsuzluktan Ben ah ama ben Kış ateşi toplayan umudun Küçük ellerine kalakalmış Selası peşin verilmiş yolların gezgini Sadakası borca yazdırılmış kasabaların Çekirgeden dervişi Çiçekli kırları yararak yüzen bir treni…

Birini Aramaya Gittim, Muhammed Ali Behmeni

Birini Aramaya Gittim, Muhammed Ali Behmeni Farsça’dan Türkçe’ye çeviren: Nasrin Zabeti Miandoab Birini Aramaya Gittim Ne kendimden kaçtım Ne sizden Kimseye benzemeyen birini Aramaya gittim Merak etmeyin Ya onunla döneceğim Ya o Tıpkı sizin gibi yaşamam için Beni geri getirecek.     Senin Okunmamış Falın Falımız ne olursa olsun Bizi anla! Hafız’ı açıp okuduğunu hayal…

yüzündeki çiçekler / nurşen kaygısız

yüzündeki çiçekler / nurşen kaygısız

yüzündeki çiçekler / nurşen kaygısız   benim elim erer mi yüzündeki çiçeği dermeye   külün üzerine gaz yağı dökerdi tevhide gelin yakardı sonra. kül yanardı gün yanar gibi gül yanar gibi haziranlarda. karanlık dere adım adım aydınlanırdı sahipsiz ve soluksuz yaslanmışken kuru devedikenleri yamaçlara. ne gitmek isterdim o yoldan ne de dönmek an suyun ateşe…

ölüme geçit yok

ölüme geçit yok   kahramandır ölüm kimi hikayelerde bakmaz adamın gözyaşına alıverir verdiklerini paylaşmaz gelir alır ve gider söylenmez koca karılar gibi ne istediğini bilir gelir alır ve gider geride  kalan yalnızlıktır bile bile katar kendini yaşama sever delicesine dayanamaz gelir alır ve gider hayır diyemezsin baştan çıkarır faydası yok gözlerinde gelecek geçmişte kalmış bir…