TİYATRO ÜZERİNE

TİYATRO ÜZERİNE M. Güner Demiray Bugün tiyatro sabah güneşi gibi modern insanın ruhunu aydınlatıp, onu insan olmanın bilincine daha bir yaklaştırıyor. Bu büyülü gücün çok çeşitli tanımları vardır. Yalın olarak söylersek tiyatro, olayların, duyguların, düşüncelerin eylem ve konuşmalarla sahnede yansıtılmasıdır. Bir bakıma bu sanat, yaşamın bilinçaltı dilidir. Öte yandan tiyatro, insan soyunun uygarlık yolunda evrilirken…

SEVGİ ÖLÇÜLÜR MÜ?

SEVGİ ÖLÇÜLÜR MÜ? Zeynep Savran En yakınlarının bile sevgisinin farkında olamayan insanlarla doludur dünya bahçesi. Tüm canlıları kucaklayan doğa kadar cömert değildir kalpleri çünkü. Benlik duygusu, bir zırh gibi ruhlarını sardığından herkesten fazla sevilmek ister pek çok insan. Üstelik de en büyük yanılgıya kapılıp maddi değerlerle ölçmeye kalkar onu. İşte o an, nefretin kuyusuna düşer…

DEĞİNİM TAŞDEMİR

DEĞİNİM TAŞDEMİR Mehmet Rayman şiire değine değine geliyor. Sevgili Durmuş Taşdemir. “Beni Topla Anılardan” üçüncü şiir kitabıyla buluştuk. Kemeraltı kıvıl kıvıl kaynıyor. Biz şiiri konuşuyoruz. Oğuz Tümbaş ve Ahmet Günbaş hemen yanımızda. Yılların birikimi var bakışlarımızda. Güvez kanatlı sözcüklerin acısı bizi çekiyor bozkıra. Herkesin kendine has bir mevsimi var. Oradan başlıyor söze. Günlük yaşamdan gelen…

Öykü: K-1 Koğuşu, Fatma Türkdoğan

Öykü: K-1 Koğuşu, Fatma Türkdoğan İlk kez ziyaret edeceği için hem endişeli hem de heyecanlıydı. Kontrole gideceklerini söylemişti, hastanede yatacağını söyleseydi imkânı yok evden adım attıramazdı. Öylesine inattı. Annesi doktoruyla hastaneye yatırma işini gizlice konuşmuş ve belli bir tarih için anlaşmışlardı. Birkaç kat çamaşır, eşofman takımı, hırka, yelek, çorap… diş macunu, tarak gibi malzemeleri günler…

POETİKA DEFTERİ IV

POETİKA DEFTERİ IV Ümit Yıldırım İlhan Berk Şiirimizin uç beyi, bir şiirin iyi ya da kötü bir şiir olduğunu doğayla karşılaştırarak, onunla benzerlik ilgileri kurarak; yaşadığına, yaşanana bakarak değerlendirmez. Çünkü sanat ona göre gerçekliği yansıtma sanatı (taklit) değildir. Bir şiirin iyi ya da kötü olması, dış gerçekliğin yansıtılmasıyla ilgili olamaz, der. Bu, sanatçı doğadan yararlanamaz,…

SU YEŞİLİ

SU YEŞİLİ H. İhsan Sönmez Karanlığı kaza kaza aydınlığı buluyorsa, hüznü yonta yonta sevinci yaşıyorsa, acıyı çeke çeke insanlığa gülümsüyor, düşlerini yırta yırta kendi öyküsünü kurguluyorsa kişi, yaşanmaya değer çok şey var demektir. Bu nedenle gökyüzü bulaşığı ellerim mavidir benim. Büyürken içindeki çocuğu öldürmedinse, bütün çocukların yaşamasını istediğin içindir. Güzel hayallerin peşinden koşmaktan yorulmadıysan eğer…

Peçeli ve Köle Türkler

Bütün Çağlara Seslenen Bir İsyanın Epik Öyküsü: Peçeli ve Köle Türkler

Bütün Çağlara Seslenen Bir İsyanın Epik Öyküsü: Peçeli ve Köle Türkler Hatice Eğilmez Kaya Peçeli ve Köle Türkler, İlknur Altıntaş’ın bütün kitapları gibi tarihsel gerçeklere sadık kalınarak kurgulanmış bir eser. Ağustos 869 Abbasi Sarayı, Samarra, bugünkü Irak… Son derece debdebeli fakat karmakarışık ve kan kokan bir saraydı burası. Güç hırsı bütün gözleri kör etmiş durumdaydı.…

-E/A YAZ-” YARDIMCI EYLEMİNİN TARİHSEL KÖKENİ VE BUGÜNÜ

-E/A YAZ-” YARDIMCI EYLEMİNİN TARİHSEL KÖKENİ VE BUGÜNÜ Bu yazımızda, geçmişi bilinmeyen, bu nedenle de yanlış yorumlanan “-e/a yaz-“ yardımcı eyleminin kökenine ineceğiz ve bağlantılı olarak “Bile/Yazdı” kitap adını eleştireceğiz. Bu incelememizde, kolay anlaşılması için, “yaz-“ sözcüğünü “yardımcı eylem” diye, “bil-“ gibi “-e/a” çekimi alan yüklemlerin hepsini de “asıl eylem” diye anacağız. Asıl eylem olarak…

Resim: Orhan Aytüre

ÖLÜMSÜZ AŞK

ÖLÜMSÜZ AŞK Uzun, çok uzun yıllar önce, hiçbir ölümlünün bilmediği bir âlemde, Kaf Dağı’ndan bile daha yüce olan piramit bir dağ varmış. Bu Piramit Dağ’da Ermişlerin Ermişi Hermes yaşarmış. Hermes’in bir kanadı kırık olan beyaz bir güvercini varmış. Bir gün beyaz güvercin, âşık olmuş göklerin hâkimi olan siyah bir kartala. Kartal her gün doğumunda gök…

Karaktere Hapsolmak

Karaktere Hapsolmak Yanlış bir tramvaya binip bilmediğimiz bir durakta indiğimizde kaçabilir miyiz kendimizden? Olduğumuz insanı arkamızda bırakabilir, bütün dertlerimizi unutabilir miyiz? Ne kadar naif bir hayaldir bu, ne kadar iyimser, ne kadar hüzünlü… Kaçmaya çalıştığımız hayatımız değildir çoğu zaman, kendimizizdir ve doğal olarak kendi gölgemizden kaçmaktan bile zor bir şeyi başarmaya uğraşıyoruzdur bunu yaparken. Cem…