Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı

Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı

Yağma Gul-Ruyi, Şair Hayatta Olsaydı Günün birinde Belki elli yıl sonra Torununun saçlarını okşuyorsun Sonbaharın saçağında Gençlik yıllarında Sana aşık olan Şairin şiirlerini düşünüyorsun. Hayatta olsaydı Hala Beyaz saçlarını Kışın ilk karına benzetirdi Ve gözlerinin kenarındaki kırışıklıklarda Eski yazıtlara kazılan kutsal harfleri bulurdu! Günün birinde Belki elli yıl sonra Eski şarkıları çalan bir radyo programında…

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk

Nilüfer Uçar, Eksik Aşk gramı eksik bir aşkla yaşıyorum nasırlı hayatın duygusal yüreğinde imkânsızın dizi dibinde fırsat kollarken gel diyebilsem sabaha hazırlanan ömre mevsimsiz yol tenhalığına takılıp kalmadan kınında delikanlı bir bahar esintisi köstekli saatin gamsız yürek atışında yokluğuna adadığım her neyse – kıymetli kurumuş nergisin utangaç suskunluğunda yalancı bahar sevdasına kanma yürek kanatlarımın uçarı…

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol

Oya Gündüz Aksu, Çiçekli Yol belki bir çoban geçer ya da korsan bir karga başında yalnız dolanır kokusu dikenlerin ağacın bekleyişi bir küçük konukluğa şapkası bozulmaz hiç bu yolda çiçeklerin nereye gider bu yol, hangi dağın suyuna kimlerin gölgesini taşımıştır kim bilir geçmişin gülü mü sakladığı dikenini midir yoksa sönmez hatıraların onulmaz meşalesi akıl sır…

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm

Nurşen Kaygısız, Bir Eflatun Ölüm susuyor zaman eski radyoda solo bir acıyı dillendiriyor hanende… kim ekiyor bunca kederin tohumunu sözcüklere bilmiyor dinleyenler.. ben sana kızıl bir deniz düşlüyorum dalgaları yalım yalım yanan sen ırarken ellerimden eflatun bir ölüm sarıyor bedenimi. siyah beyaz bir fotograf gri bakışlardan kalmış ıslak izler mavi bir gökyüzü telli pullu bir…

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz

Ey Acı Duydun mu Beni, Hüseyin Korkmaz   yastığa uykunu koydun kapadın geceyi ellerinle sonrası mı sessizlik hatırası g ü z geride kalan bir kadın ve bir rüzgâr baş başa vermiş karanfil gölgesini heceliyor uyan, dur dinle, sen yaz alınyazımı; silgi arasın işte tanrı– güz kapıda, açma ama kapını… koşumsuz ve kanatlı kızıl bir at…

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi

Kaan Eminoğlu, Yıkım Sebebi Mangalda kül olan aklım İçimi çıra sanıp yaktın Bana yeni bir kalp gerek artık Eskisinden bıktım Rehavete kapıldım, acemilikler yaptım Belki mahşere tıkılı bir yalnızlıktım Ne yazık şansıma küstü şansım Ah, deprem değilim ama yıkıyorum sevdiklerimi Ve bilmiyorum yıkım sebebini Dünya böyle üstüme düştükçe Topak topak toz birikmiş elimde Serildiğim masada…

Hasan Çapik, Yaraya İyice Sızan Tuz Tadında

Hasan Çapik, Yaraya İyice Sızan Tuz Tadında

Hasan Çapik, Yaraya İyice Sızan Tuz Tadında işte yaşamdasın, unuttun belki kıçına yediğin ilk şaplak uyarıydı son bulduğuna ana rahmi huzurun göbek bağının kesilmesi, dönüşlere işte yaşamdasın, unuttun belki bir beşik, masalları umut ve dua dillendiren boncukları -ki yoksulların gelecek bağlarıdır- konuldu kenara, başlangıçlar için işte yaşamdasın yaraya iyice sızan tuz tadında

Hülya Soyşekerci, Leyla Erbilden Bir Edebiyat Anısı

Hülya Soyşekerci, Leyla Erbilden Bir Edebiyat Anısı

Hülya Soyşekerci, Leyla Erbilden Bir Edebiyat Anısı eylâ Erbil, hayatı, dünyayı, toplumu ve insanı; her şeyi, son derece eleştirel ve sorgulayıcı bir bakışla irdeleyen, özgün, özgür ve güçlü bir kadın yazar olduğu kadar; sağlam, kıymetli, vefalı ve sevgi dolu bir dosttu. Gerçekten güvenilir bir insandı. Leylâ Erbil’in kapısı, onu ziyaret etmek isteyen büyük küçük herkese…

İlkay Coşkun, Tercih

İlkay Coşkun, Tercih

İlkay Coşkun, Tercih Tercihler insana istikamet gösterir. Alternatifler içerisinde seçme hakkıdır bir nevi. Bir haliyle de yanlış ve doğruyu beraberinde taşır. Tercih yaparken, az çaba ile çok nimet elde etmeye meyyal olan insan için işin zoruna talip olmak kolay değildir. Kimi zaman da tercihlerdeki anksiyeteyi önceleyip geri durmayı da beraberinde getirecektir. Tercihler bir yer de…

Esin Çakar Demir, İzmirin Kavakları

Esin Çakar Demir, İzmir’in Kavakları

Esin Çakar Demir, İzmir’in Kavakları Hava sıcak ,bunaltıcı bir sıcak…’’ Bunun arkası yağmur, mayıs ayında böyle olursa bu yaz işimiz var ‘’diye söylendi Pehlivan Rıza, sızlayan romatizmalı bacaklarını ovalarken. Cebinden çıkardığı mendille terden sırılsıklam olmuş yüzünü, boynunu kuruladı. Ağır cüssesiyle Karantina’nın dik yokuşundan sallanarak aşağı, taa deniz kenarına kadar indi oflaya poflaya. Balık tezgâhının önüne…