Bir Nehir Akıyor Sabaha

Bir Nehir Akıyor Sabaha

Bir Nehir Akıyor Sabaha dingin bir geceden iniyorum şafak sökümüne güneşle yıkıyorum yüzümü çayın ömre iyiliği var bir intihar mektubudur yaşam insanı uykusuz bırakan ömrüm dur de bu hayata kırarmış zülfüme takılan sakın ağladığım görülmesin hangi dala konsam çürük hangi ele tutunsam kalleş gözlerim alev yangısı kaçıp gidiyor bir ömür avuçlarımdan cingil ile su taşıyorum…

Hitit Kralı Şuppiluliuma

Hitit Kralı Şuppiluliuma

Hitit Kralı Şuppiluliuma 1. Güneyde Alalah’ın* orda nisan yüzlü ovalar Antiochus* uzaklaşsa da ev ev sokak sokak Sular bir türlü durulmasa da akağında Şarap yüklü Orontes* gemileri karşılanır zılgıtlarla Dayarım sırtımı sırdaşım Silpius* Dağı’na Cehennem Kayıkçısı Haron uykusuz Veba kırımı sis inceliğinde ağıtlı kayalarda 2. Eskiden şaşardım dualar nasıl ulaşır arşa Bulutlar sulara bıraksalar resimlerini…

Kendime Taşınıyorum, Şener Aksu

Kendime Taşınıyorum, Şener Aksu

Kendime Taşınıyorum, Şener Aksu çok dağılmış ellerim, izlerini topluyorum sokaktan yokluğum yoksunluğum da gelsin sakıncası yok karar verdim soluğumu çekeceğim sulardan nemliydi zaten biraz güneş dostum olsun bu yaz taşınıyorum bulutlardan yağmur değmesin tenime kuşları da pek severim onlar tünesin sorun yok ara verdim anılar uzak dursun zamandan tozluydu zaten biraz rüzgar dostum olsun bu…

Taş Büyüteci, Ayfer Karakaş

Taş Büyüteci, Ayfer Karakaş

Taş Büyüteci, Ayfer Karakaş Dost ağaçları sis Törpü tırnaklarım konuşa konuşa geveze Depreşti koyuluğu yalın göz Yüzüm bulut gövdesi Kalabalık sökük caddelerde Arnavut Çığlık yaprak toplar çimenlere Sureti yitmiş ayna öksür öksür İçi dışı kuytu Tencere panayır kaşık az Ellerim doğuştan tuz Turkuaz pulları sıyırdı bal İki yana yarıldı akarsu Masa ört/üstünü rakım İçmem bilmem…

Düğümlü Zaman, Metin Fındıkçı

Düğümlü Zaman, Metin Fındıkçı

Düğümlü Zaman, Metin Fındıkçı I babam öldüğünde aynı duyguyu yaşamıştım dedim onura. ilkbahara uzaktan da olsa bakamazsın bir daha basarak geçmişin yapraklarına; biliyor musun, şiirin ilk dizesini yazdırmıştı baban, bana taksitle kitaplar satın aldığı gün; II durup dururken bir yerlere gelinmiyor bir şehrin dar mesafelerini çıkan taş sokaklarından hayatı anlatmak için tanıklara gerek görmeden, tanrının…

İlhan Kemal, Göz Bilgisi

İlhan Kemal, Göz Bilgisi

İlhan Kemal, Göz Bilgisi bir suşehri, susevi, yolda olsa da sisler içindeki, bunun önemi yok olursa neresi, günlerin içine iz düşürdüğü, bir ödevi var gözlerimin. asla ihmal etmeyeceği; sana dalgınlıklar büyütmek! bir kadim bilgisi, var gözlerimin. hiç unutmuyor: seni aramanın çıfıtçarşılarında, bulamama ve hiç görememenin bile içinde saklı müjdeler barındırdığına, evet buna, bu olmaza olurca…

Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri

Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri

Arif Olgun Yeşilyurt, Ömür Tükenişleri gönüllü anlaşmadır evler, insan ve taş arasında nice yaşam, nice ölümler taşır kim terk ederse unutarak sözünü geri döndüğünde kaskatı bir tortuyla karşılaşır yalnızlığı sevmez bizim gibi onlar da hep bir ışık gözler sokak lambalarından bir göz odası yansın ister komşu binaların uyuyakalıp kabuslar görmekten korktuğundan ama en çok yangından…

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler

Hatice Eğilmez Kaya, Ağır Aksak Sevinçler evvel zaman içinde, bir oğul adıydı temmuz. serin dağ yollarında esen… bütün patikalar doruklarda dinlenirlerdi kocaman gölgeli çınar ağaçları söylerlerdi türküsünü güllerin… sarı sıcak akşamüstüler kalmak ve gitmek arasında mekik dokuyan sarışın gülüşleri ile yaprakları solgun gün ışığı karanfiller… hep bir ağızdan anlatırlardı öykülerini yumuşacık elleri olan iyimser ve…

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım

Titrek Olur Şubatta Güneşin Işıkları, Ümit Yıldırım turnalar öptüğünde panayırları kırlangıçlar ebabiller yuva yaptığında uzağa ak sakallı sözcükler yürüsün sabaha karşı kaplıca suları dolaşsın damarlarınızda karlar eridiğinde kerteriz olacak bize kızıl kırlangıçların yuva yaptığı bir o yana bir bu yana çuha çiçeği sen bize tuz ve kedisin büyük evin mimarı kuru mevsim geldi çattı güneş…